Çin ekonomisi, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,5 büyüyerek piyasa beklentilerinin üzerinde performans gösterdi. Ülkede ihracatın güçlü seyri ekonomik büyümeyi desteklerken iç tüketimdeki zayıflık ve gayrimenkul sektöründeki sorunlar dikkat çekti.
Reuters'ın 19 Ekim 2026 tarihli haberine göre açıklanan veriler, Çin ekonomisinin dış pazarlara giderek daha fazla bağımlı hale geldiğini ortaya koydu.
İhracat ekonomik büyümeyi destekledi
Çin'de ihracatın güçlü seyri, üçüncü çeyrekte ekonomik faaliyetlerin toparlanmasına katkı sağladı.
Özellikle sanayi üretimi ve dış ticaret alanındaki gelişmeler, iç pazardaki talep eksikliğinin ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini sınırladı.
Eylül ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 5,5 artarken perakende satışlardaki artış yüzde 1,1 seviyesinde kaldı.
İç tüketimde zayıflık devam ediyor
Açıklanan veriler, Çinli tüketicilerin harcamalarında temkinli davranmayı sürdürdüğünü gösterdi.
İş güvencesine ilişkin endişeler, gelir beklentileri ve gayrimenkul piyasasındaki uzun süreli durgunluk, hane halkının tüketim kararlarını etkileyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Perakende satışların sanayi üretiminin gerisinde kalması, ekonomik toparlanmanın bütün sektörlere aynı ölçüde yansımadığını gösterdi.
Gayrimenkul sektöründeki sorunlar sürüyor
Çin ekonomisinin önemli alanlarından biri olan gayrimenkul sektöründeki gerileme devam ediyor.
Konut piyasasındaki sorunlar hane halkı servetini ve tüketici güvenini olumsuz etkilerken sabit sermaye yatırımlarında da düşüş yaşandı.
Ocak-eylül döneminde sabit varlık yatırımları yüzde 7,2 azaldı.
Yıllık büyüme hedefi gündemde
Çin yönetimi, 2026 yılı için yüzde 4,5 ile yüzde 5 arasında ekonomik büyüme hedefliyor.
Üçüncü çeyrek verilerinin ardından ekonomistler, ülkenin yıllık büyüme hedefine ulaşabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte ihracata bağımlılığın artması ve iç talebin yeterince güçlenmemesi, ekonomik görünüm açısından önemli riskler arasında gösteriliyor.
Uzmanlara göre daha dengeli ve sürdürülebilir büyüme için hane halkı gelirlerinin ve iç tüketimin desteklenmesi önem taşıyor.
